Hesaplama
Anket
Sitemizde en çok hangi konu ile ilgili haberler görmek istersiniz?
Malnütrisyonun tanımı ve sonuçları
Hastane içi malnütrisyon durumunun seyri
Nütrisyon desteği protokolünde hastanın takibi
Evde Klinik Nütrisyon Desteği
Beslenme Destek Ekibi
Compounding Ünitelerinin İşleyişi
PN karışımlarının stabilitesi

Sonuçlar
Faydalı Linkler
KONUĞUMUZ

A.Ü.T.F Hastanesi Nütrisyon Destek Ekibi

Soru:Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi (AÜTF) Nütrisyon Destek Timi Başkanı olarak çalışmalarınızdan bahsedermisiniz? Ekibiniz kaç kişiden oluşuyor, ne zaman kuruldu ve nasıl bir yapısı var?

 

Prof.Dr.S.Aydıntuğ: Ekibimizi, Prof. Dr. Semih Baskan kurdu, zannediyorum on yılı aştı, ben de sekiz yıldır içindeyim, yanılmıyorsam altı yıldır da başkanlığını yapıyorum. Bildiğiniz gibi hizmet verdiğimiz toplam 1500-1600 yataklı üç hastanemiz var, bu hastanelerde çocukların klinik beslenmesi ayrı bir uzmanlık dalı olduğu için çocuk klinikleri hariç, hastanelerimizin her kliniğine hizmet veriyoruz. Hastanede yatan hastalarımıza hizmet verdiğimiz gibi taburcu olmasına rağmen beslenme ihtiyacı devam eden bazı hastalarımızın da evlerine gittikten sonra firmalar aracılığıyla takibini sağlamaya çalışıyoruz. Günde 100-110 hasta besliyoruz, bu rakam beslenmesi gereken hasta sayısının aşağı yukarı 1/3’ü ya da 1/4'ü kadar. Ekibimiz dört tane tam gün çalışan diyetisyen, dört tane tam gün çalışan hemşire, üç tane dolum ve taşıma için kullandığımız personel olmak üzere toplam on bir kişiden oluşuyor. Nütrisyon timi genel cerrahi patronajında olduğu için başta ben olmak üzere diğer hekim arkadaşlar da süreçte yardımcı oluyorlar. Hizmet verdiğimiz hasta sayısının artması, kapasitemizin daha da artması ile birlikte mümkün olabilir. Dolum ünitesinde randomize mikrobiyolojik kontrollerimizi yapıyoruz. Özellikle yoğun bakımda ağır durumda  olan hastalarda, torba hazırlandıktan sonra bir mikrobiyolojik örnek, bir de hastaya uygulama bitmeden önce bir örnek alıp mikrobiyoloji laboratuvarında denetliyoruz. Bu testlerle torbalarımızın enfeksiyon kaynağı olmamasını garantiliyoruz.  

 

Soru: Nütrisyon Destek Timi olarak hastane penetrasyonunuz ne düzeyde? TPN reçetelerinizin yaklaşık olarak % kaçı compounderda hazırlanıyor? Hazır ürün kullanımınız hangi düzeyde?

  

Prof.Dr.S.Aydıntuğ: Diyetisyen arkadaşlarımızdan birisi mesai saatinin bir kısmında veya tamamında klinikleri gezerek malnütrisyonu olan hastaları tespit edip, kliniklere bildirerek konsültasyonun yapılmasını sağlıyor. Zamanla bir konsültasyon müessesesi gelişti, malnütrisyonu olduğu düşünülen bir hasta için konsültasyon kağıdı geliyor ve diyetisyenlerimiz hastayı değerlendiriyor. Herhangi bir tereddütleri olduğunda ya da hastanın beslenmesi sırasında bir politika değişikliği yapmak gerekirse o zaman bana başvuruyorlar. Sayı ve kalite açısından ülkemizdeki en zengin kadroya sahip olmamıza rağmen personel sıkıntısı nedeniyle malnütrisyonu olan hastaların 1/3-1/4’üne ulaşabiliyoruz. Dolum sayısı 40-50 arasında oluyor, pek 40’ın altına düşmüyor. Hafta sonu ya da uzun tatiller söz konusu olduğunda prensip olarak üç günden daha uzun süreli torba doldurmuyoruz, tatil süresi uzar ise o zaman kullanıma hazır intravenöz preparatları kullanıyoruz. Zaman zaman reçete çıkarma zorunluluğumuz oluyor ama genel olarak ürünlerimizin çoğunu hastane kanalıyla temin edebiliyoruz. Türkiye’nin birçok hastanesinden uygulamalarımızı görmek için üniversitemize ziyaretçiler geliyor. Bu ziyaretçilerin kendi hastanelerindeki verimlilik oranının düşük olduğunu tahmin ediyorum, çünkü hastanelerde nütrisyon timi yok, nütrisyon timi olmaz ise süreç çok sağlıklı işleyemiyor. Nütrisyon timinde en az bir diyetisyen, bir hemşire ve bir hekimin yer alması gerekiyor. Hekim belki değil ama diyetisyen ve hemşire zamanının tamamını klinik nütrisyona ayırabilirse nütrisyon timi işler bir durumda olabilir.  

 

Soru: Ekip üyeleri arasındaki koordinasyon ve hizmet içi eğitim nasıl sağlanıyor?  

 

Prof.Dr.S.Aydıntuğ: Yeni gelen arkadaşlara ilgili kitaplar veriliyor ve tecrübeli olan arkadaşların yardımıyla işbaşı eğitim sağlanıyor. Eğitim toplantıları zaman darlığı nedeniyle daha çok problem çıktıkça gerçekleşiyor. Bu toplantılarda alternatif yöntemler araştırıyoruz. Arkadaşlarım çok uzun zamandır bu işi yapıyorlar, kafalarına takılan bir problem olduğunda, bana danışıyorlar ya da dünyadaki gelişmelere, yeniliklere paralel olarak, biz de politikalarımızı zaman zaman değiştiriyoruz. Literatürleri izleyip yenilikleri uygulamaya çalışıyoruz.  

 

Soru: AÜTF Nütrisyon Destek Timi olarak bütün Türkiye için örnek teşkil edecek bir sisteminiz var, sizce bundaki en önemli kritik başarı faktörü nedir?  

 

En önemli faktör, timin yıllar önce fakülte kurul kararı ile kurulmuş olması. Sonra da tek kişinin patronajında timin varlığını sürdürmesi. Timin gelişip oturması yıllar alıyor, çok hızlı olmuyor ve maalesef nütrisyon kavramı çok çabuk unutulabiliyor. Kalp hastasının kardiyolojiden konsültasyon istenmesi gerektiği unutulmuyor ancak malnütrisyonun önemi ve hastanın beslenmesi gerektiği çok çabuk unutuluyor, dolayısıyla çok sık hizmet içi eğitim gerekir. Son zamanlarda hastane içindeki personel de çok hızlı değişmeye başladı, dün gördüğünüz hemşire bir bakıyorsunuz üç ay sonra tayin olmuş gitmiş, yeni baştan eğitim son derece zor, çünkü eğitim olmayınca hiçbir şey olmuyor. Bunun için de eğitimle başlamak lazım. Malnütrisyon hastasını tanımlayabilmek için SGA’yı da kullanıyoruz, ESPEN’in geliştirdiği, hastanede yatan hasta için nütrisyon risk değerlendirmesini de kullanıyoruz; başka yöntemler de var. Hangi yöntemin kullanıldığı önemli değil. Malnütrisyonlu ya da malnütrisyon riski altındaki hastayı tanımak çok zor değil. Standart olarak yerleştirilmesi gereken nokta öğrenci ve intern dahil malnütrisyon var mı diye, herkesin kafasında soruyu canlandırması. Herşey orada başlıyor ve orada bitiyor.  

 

Soru: Türkiye’de nütrisyon uygulamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz, bu alanda geleceğe yönelik görüşleriniz nelerdir?  

 

Hem eğitim boyutunda hem de uygulama boyutunda olması gereken yerin çok gerisinde olduğunu üzülerek gözlüyorum. Türkiye’de KEPAN adında bir derneğimiz var. Derneğin var olması eğitim açısından çok güzel, ancak multidisipliner çalışmak zor. Ameliyathanede doktor ile hemşirenin yan yana çalışması zor değil, çünkü orada olaylar çok hızlı cereyan ediyor ve olmazsa olmaz şeyleri çiğnediğiniz takdirde, hasta çok büyük zarar görüyor. Nütrisyon camiasında ise hemşire, diyetisyen ve doktorun yanyana çalışması çok kolay değil, çünkü öyle bir eğitim tabanımız yok. Maalesef doktor ben doktorum, diyetisyen ben diyetisyenim diye düşünüyor ben nütrisyonistim diye düşünmüyor. Bu kavram maalesef yerleşmedi, onun için devamlı çaba sarfetmek gerekiyor. Maalesef Türkiye’de primer görevi nütrisyonist olan bir insan yok. Hep hatır ile, gönül ile yapılıyor bu işler. Bunun altyapısının da hazırlanması lazım. Nütrisyonisti yetiştireceksiniz, ama iş imkanı da yaratmak gerekiyor. Bir diyetisyen özel sektörde, obez bir hastaya reçete yazarak çok daha basit yolla para kazanır. Ancak hasta bir insanı beslemek çok daha önemli bir iş olduğu halde para getiren bir iş değil aksine son derece sıkıntılı, zor ve özveri gerektiren bir iş. Kardiyolog kavramını, cerrah kavramını nasıl oturtmuşsak, nütrisyonist kavramını da oturtmak için elimizden geleni yapmak zorundayız. Burada bütün taraflara iş düşüyor, üniversiteye, firmalara, Sağlık Bakanlığı’na. KEPAN olarak bunun için çok uğraştık. Neredeyse Türkiye’nin her yerinde eğitim çalışmaları yaptık bunun için büyük paralar ve büyük emek harcandı, firmaların bu eğitimlere desteği çok oldu, ama maalesef uygulamada çıkan sorunlar nedeniyle verim olması gerekenin çok altında kaldı. Ulusal politikanın oluşturulmasında bize çok iş düşüyor. Günümüzde en modern kalp ameliyatları, meme ameliyatları, karın ameliyatları, en ciddi tıbbi uygulamalar, kemoterapiler Türkiye’de yapılıyor. Neden beslenme rehberimizi kendimiz oluşturamayalım? Ulusal sağlık politikasının oluşturulması sürecinde Sağlık Bakanlığı ve KEPAN son derece önemli rol oynuyor. Bu iki kurumun uyum içinde çalışması sürecin işlerliği açısından çok önemli. Öncelikli olarak ulusal eğitim programının güncel bir şekilde yapılması gerekiyor. Uygulama için, örnek noktaların seçilip, pratiğin yapılması son derece önemli. En kritik konulardan bir tanesi de evde beslenme ihtiyacı olan hastalar. İyi bir ameliyat yapıyorsunuz, hastanın midesini tamamen çıkarıyorsunuz, hastanın evde beslenmeye ihtiyacı var. Hastaneden taburcu olduğu an doktorun sorumluluğundan çıkıyor. Kurumsal olarak ilişki koptuğu için, o en zayıf noktamız şu an. İngiltere’de otuz - kırk bin insan evde parenteral ve enteral nütrisyon alıyor. Biz o konuda çok zayıfız, onun için ulusal sağlık politikasının o yönde değişmesi, gelişmesi ve hızla büyümesi lazım. Sağlık sistemini çok iyi oturtmuş zengin İngiltere ve Almanya gibi bir ülke değiliz. Sıkıntılarımız oluyor. Ama sekiz yıl önceki yerde değiliz, çok daha ilerideyiz. Sadece sağlık personeli değil, hasta ve hasta yakınları da artık olayı anlamış durumdalar.Onların da kişisel başvuruları olmaya başladı.  

 

Soru: Son olarak 2006 ESPEN’e Türkiye’nin ev sahipliği yapacak olması ile ilgili yorumlarınızı alabilir miyiz?  

 

Olumlu buluyorum tabii, ancak açıkcası böyle bir uluslararası kongrenin Türkiye’de gerçekleşmesinin Türkiye’de nütrisyonist olmak isteyen, ya da Türkiye’de bu işe gönül vermiş insanlara, bu işi uygulama açısından büyük bir yararı olacağını zannetmiyorum. Sonuç olarak biz Türkiye’de kendi problemimizi kendimiz çözeceğiz, ulusal politikamızı kendimiz belirleyeceğiz. Buna yönelik olarak, ortak bir payda çerçevesinde ulusal politikamızı ve beslenme rehberimizi ortaya koymamız gerekmektedir.  

 

Sayın Prof.Dr.Semih Aydıntuğ’a değerli görüş ve katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz.  

Geri
Eklenme:29.08.2006 Okunma Sayısı:1913
Konuğumuz
Prof.Dr.Semih Aydıntuğ
Bu ayki konuğumuz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Nütrisyon Destek Ekibi Başkanı Sayın Prof.Dr.Semih Aydıntuğ devamı >>
Zeytinyağlı Köşesi
Susamlı Deniz Börülcesi
Tuzlu ve lezzetli.. Sıcak yaz günleri demek soğuk ve serinleten yiyecekler demek. Terlemeyle kaybettiğimiz tuzu yerine koyacak, harareti kesecek.. devamı>>
Görüş ve Önerileriniz
Görüş ve Önerilerinizi bize iletmek için lütfen tıklayınız.
E-Bülten
Sitemizdeki güncellemelerden haberdar olmak istiyorsanız lütfen tıklayınız.
© klinikbeslenme.com 2006 - 2012 Tüm Hakları Saklıdır.Sofistik Bilişim 
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------